﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seslichatciyim.com &#187; Kültür</title>
	<atom:link href="http://www.seslichatciyim.com/asp/kultur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seslichatciyim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 19:56:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>1 Mayıs İşçi Bayaramı</title>
		<link>http://www.seslichatciyim.com/1-mayis-isci-bayarami/</link>
		<comments>http://www.seslichatciyim.com/1-mayis-isci-bayarami/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 16:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seyonos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs işci bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yorumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslichatciyim.com/?p=5697</guid>
		<description><![CDATA[Yüzbinlerin buluştuğu tarihi 1 Mayıs Taksim mitinginde konuşan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 1977, Maraş, Çorum 16 Mart katliamlarının failleri adalet önüne çıkarılmadan ve Abdi İpekçi, Kemal Türkler, Doğan Öz, Uğur Mumcu ve Musa Anter cinayetlerinin arkasındaki sırlar açığa çıkarılmadan Türkiye&#8217;de yeni bir sayfanın açılamayacağını söyledi. KESK Gene Başkanı Sami Evren ise, cezaevindeki sendikacı, belediye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;font-family: Arial">Yüzbinlerin buluştuğu tarihi <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> Taksim mitinginde konuşan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 1977, Maraş, Çorum 16 Mart katliamlarının failleri adalet önüne çıkarılmadan ve Abdi İpekçi, Kemal Türkler, Doğan Öz, Uğur Mumcu ve Musa Anter cinayetlerinin arkasındaki sırlar açığa çıkarılmadan Türkiye&#8217;de yeni bir sayfanın açılamayacağını söyledi. KESK Gene Başkanı Sami Evren ise, cezaevindeki sendikacı, belediye başkanlarının derhal serbest bırakılmasını, tutuklu çocukların özgürlüğüne kavuşması ve operasyonlara son verilerek Kürt sorununa barışçıl çözüm üretilmesini ve toplu sözleşmeli grev hakkının anayasal güvence altına alınmasını istedi.</p>
<p>Yüzbinlerin alana sığmadığı Taksim Mitingi&#8217;nde konuşmalar alana gelişlerin hala sürmesi nedeniyle oldukça geç başladı. İlk konuşmayı yapmak için kürsüye çıkan Türk İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu&#8217;yu konuşturmayarak, kürsüyü işgal eden TEKEL işçileri, konuşma yapmak için KESK Genel Başkanı Sami Evren kürsüye çıktığında eylemlerine son verdi. Sözlerine Deniz Gezmişleri, Ulaş Bardakçı&#8217;yı, Mazlum Doğan&#8217;ı Kemal Türkler&#8217;i, 77 <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> katliamında yaşamını yitirenleri, Musa Anter&#8217;i Uğur Mumcu&#8217;yu Fikri Sönmez&#8217;i, <a title="Yılmaz Güney" href="http://www.gundem-online.net/search/Yılmaz%20Güney">Yılmaz Güney</a>&#8216;i ve <a title="Hrant Dink" href="http://www.gundem-online.net/search/Hrant%20Dink">Hrant Dink</a>&#8216;i anarak başladı. &#8216;Irkçı asimilasyoncu, şovenist, bir devlet istemiyoruz&#8217; diyen Evren taleplerini şöyle sıraladı: &#8216;Kürt sorununda demokratik çözüm istiyoruz, tutuklu belediye başkanları ve sendikacıların serbest bırakılmasını, taş attıkları için tutuklanan çocukların özgürleştirilmesini, toplu sözleşme ve grev hakkının anayasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Kirli savaşın bedelini kriz olarak ödemek istemiyoruz. Operasyonlara son verilmesini istiyoruz. <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a>&#8216;ta bu alanda olmak, sadece burası için değil bütün dünya meydanları için kazanımdır. Sermayenin anladığı dilden konuşmak gerekiyor o yüzden 26 Mayıs&#8217;ta genel grev diyoruz.&#8217;</p>
<p><strong>&#8216;İşçiler Taksim&#8217;in <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> Meydanı olmasını istedi&#8217;</strong></p>
<p>Evren&#8217;in ardından kürsüye gelen DİSK Genel Başkanı Çelebi de 77, 89 ve 96&#8242;da yapılan <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> kutlamalarında yaşamını yitirenler Kemal Türkler ve Abdullah Baştürk&#8217;ü anarak başladığı konuşmasında &#8216;Bu kürsü en son 1978 yılında kuruldu. 32 yıl boyunca işçiye emekçiye bu ülkenin gerçek sahiplerine kapatıldı. Bu gün bu alanda yeniden bir araya geldiysek, <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> Marşı&#8217;nı söylüyorsak bu işçi sınıfının eseridir&#8217; diye konuştu. &#8217;1977 yılında Kemal Türkler, bu alanın adı <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> alanı olarak değiştirilsin diyen 500 bin emekçiye sormuştu. O gün 500 bin emekçi tarih yazdı. Bu kez bir daha soruyorum. Bu alanın adı <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> alanı olarak değiştirilsin mi?&#8217; diye soran Çelebi&#8217;ye alanı dolduran yüzbinler hep bir ağızdan &#8216;Evet&#8217; cevabı verdi.</p>
<p><strong>&#8216;Kürt sorunun çözmeden demokratikleşme olmaz&#8217;</strong></p>
<p><img src="http://www.gundem-online.net/sonresimler/taksim_1mayis2010_o.jpg" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" align="center" /></p>
<p>Çelebi, &#8216;Artık huzurluyuz 12 Eylül&#8217;ün yasakçı zihniyetini kırdık&#8217; diye belirterek hükümetin politikalarını eleştirdi. Emekçi yoksul kesimlere yeni yükler geldiğini, emekçilerin haklarının kısıtlandığını, sendikaların büyük tehdit altında olduğunu, işsizliğin her geçen gün arttığını, yoksulluğun çığ gibi büyüdüğünü ve toplumun umutsuz olduğunu&#8217; belirten Çelebi, Abdi İpekçi, Kemal Türkler, Doğan Öz, Uğur Mumcu, Musa Anter ve cinayetlerinin arkasındaki sırlar açığa çıkarılmadan Türkiye&#8217;de yeni bir sayfa açılamayacağını söyledi. Çelebi, &#8216;İşçi sınıfının örgütlü gücü olmadan demokrasi varlığını koruyamaz, Kürt sorunu demokratik bir şekilde çözülmeden birlik sağlanamaz. Gün birlik günü sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. İşsizlik yoksulluk, adaletsizliğe son vermek ve demokratikleşmenin önünü açmak için güçlerimizi birleştirmeliyiz&#8217; diye konuştu.</p>
<p>Çelebi&#8217;nin ardından konfederasyon temsilcileri de birer konuşma yaptı. Ardından kürsü işçilere bırakıldı. Direnişte olan TEKEL işçileri dahil bir çok iş kolunda işçiler konuşmalar yaptı. İşçi temsilcilerinin konuşmasının ardından Grup Yorum sahne aldı.</p>
<p><strong>Tarihi <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> mitinginden notlar:</strong></p>
<p>32 yıl sonra Taksim&#8217;e çıkan 500 binin üzerinde emekçi <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> İşçi Bayramı&#8217;nda tarihe büyük bir not düştü. Gün boyu 3 koldan alana girişlerin bitişe kadar sürdüğü mitingin sonunda Grup Yorum&#8217;un şarkıları eşliğinde halaylar çekildi. Tertip komitesinin programın bittiğini anons etmesi üzerine ise yine aynı şekilde 3 koldan kitle dağılmaya başladı. Dağılma sırasında bir grup genç <a title="PKK" href="http://www.gundem-online.net/search/PKK">PKK</a> Lideri <a title="Abdullah Öcalan" href="http://www.gundem-online.net/search/Abdullah%20Öcalan">Abdullah Öcalan</a> lehine slogan atarak Tarlabaşı Bulvarı&#8217;nda yürüyüşe geçti. Yapılan yürüyüşe bir müdahale olmazken, gençler de kısa bir süre sonra dağılmaya başladı. Şişli Meydanı&#8217;na doğru dağılan grupta sloganlarla bir süre yürüyerek, eylemine son verdi. Öte yandan mitingin başladığı saatlerde alana yasa dışı pankartla girdikleri öne sürülen 17 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.</p>
<p><strong>Tarihi <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> mitinginden bazı notlar;</strong></p>
<li>Dünyanın pek çok yerinden gelen sendikacılar Türkçe, Kürtçe, Almanca ve İngilizce yazılı &#8216;Uluslararası dayanışma&#8217; pankartıyla DİSK ve Türk İş&#8217;in kortejinde yürüdü.</li>
<li>Sahnede İstanbul&#8217;un pek çok yerinde direnen işçiler ve TEKEL işçileri sesini duyurdu.</li>
<li>TEKEL işçilerinin konuşmasına izin vermediği Mustafa Kumlu AKM&#8217;nin arka kapısını kullanarak alandan ayrıldı.</li>
<li>En renkli kol olan Şişli&#8217;deki kortejde bir işçinin açtığı &#8216;katillerinde bayramı kutlu olsun dövizi dikkat çekti</li>
<li>Sine Sen, Barış İçin Sanat Girişimi, MKM&#8217;nin kortejinde yüzlerce sanatçıda yürüdü.</li>
<li>1977 katliamından fotoğraflar hemen hemen bütün kortejlerde taşındı.</li>
<li>1977&#8242;de AKM&#8217;ye asılan büyük işçi posteri farklı yerde olsa da yerini aldı.</li>
<li>Çok sayıda gazeteci ve fotoğrafçı Taksim <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a>&#8216;ı takip etti. Gazeteciler için yapılan platform yetersiz kaldı.</li>
<li>Alanda konuşmalar devam ederken &#8217;77&#8242; yazılı uçurma Taksim Meydanı semalarında süzülüyordu.</li>
<li>Polis tarafından kapalı olmasına rağmen Taksim Atatürk Anıtı ve 1977 <a title="1 Mayıs" href="http://www.gundem-online.net/search/1%20Mayıs">1 Mayıs</a> katliamında ilk ateşin açıldığı Su Deposu&#8217;nun üstü eylem alanı haline geldi.</li>
<li>Polis bütün yürüyüş güzergahları boyunca kitleye uzaktı.</li>
<li>Vedat Türkali, tekerlekli sandalyeyle Taksim kutlamalarına katıldı. Alanda çalınan &#8216;Bekle bizi İstanbul&#8217; şarkısı alanda hep bir ağızdan söylendi.</li>
<li>Beşiktaş&#8217;ın taraftar topluğu Çarşı grubu &#8216;Beşiktaş Çarşı Faşizme karşı&#8217;, &#8216;İşçiyiz haklıyız Beşiktaşlıyız&#8217; sloganları ile alandaydı.</li>
<li>Fenerbahçeli ve Karabüklü taraftarlarda yürüyüşe ilgi gösterdi.</li>
<li>Kutlamalardaki en uzun kortej Şişli kolu kortejiydi. Alanda konuşmalar başladığı zaman dahi alana bu koldan girişler devam ediyordu.</li>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslichatciyim.com/1-mayis-isci-bayarami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇANKIRI KÜLTÜRÜNDE SOFRA ADABI</title>
		<link>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-kulturunde-sofra-adabi/</link>
		<comments>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-kulturunde-sofra-adabi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 17:20:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seyonos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Havuzu]]></category>
		<category><![CDATA[çankiri]]></category>
		<category><![CDATA[çankırı kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sofra adabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslichatciyim.com/?p=3833</guid>
		<description><![CDATA[ÇANKIRI KÜLTÜRÜNDE SOFRA ADABI Çankırı ve yöresinde sofra adabı ilçeden ilçeye, beldeden beldeye hatta köyden köye farklılıklar gösterse de genelde yaran kültürüne dayanan ortak özellikler gösterir. “Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi” Bu atasözü ile ev hanımlarının sofra ve yemek işlerinde ön plana çıktığı görülmektedir. Eskiden Türk mutfağı oturma odasının bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇANKIRI KÜLTÜRÜNDE SOFRA ADABI</strong></p>
<p>Çankırı ve yöresinde sofra adabı ilçeden ilçeye, beldeden beldeye hatta köyden köye farklılıklar gösterse de genelde yaran kültürüne dayanan ortak özellikler gösterir.</p>
<p><strong><em>“Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi </em></strong></p>
<p><strong><em>Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi”</em></strong></p>
<p>Bu atasözü ile ev hanımlarının sofra ve yemek işlerinde ön plana çıktığı görülmektedir.</p>
<p>Eskiden Türk mutfağı oturma odasının bir bölümünde bulunurdu. Yemekler orada pişer ve orada yer sofralarında yenilirdi. Yere, yöreye özgü motiflerle dokunmuş sofra bezi serilir, üzerine tabla konulup üzerine de kalaylı bakır siniyerleştirilirdi. Kişi sayısına göre eskiden tahta kaşıklar dizilir ve yemeğin çeşidine göre ince ekmek (yufka, yoka) bazlama, çörek gibi ekmek çeşitleri getirilirdi.</p>
<p>Bir sini etrafına toplanılabiliyorsa sofraya ailenin tüm bireyleri otururdu. Misafir geldiğinde ise ek sofra açılırdı. Sofraya önce evin reisi oturur onu yaş sırasına göre diğer erkekler yaşça büyük hanımlar ve çocuklar takip ederdi.</p>
<p>Sofraya yemek servisini evin gelini, genç kızı veya hanımı yapardı. Servis yapan kişi sofraya oturmazdı. Bütün yemekler (çorba kâseleri) kapaklı bakır sahanlarlasofraya getirilirdi. Evin reisi yemeğe başlamadan kimse başlamazdı. Yemeğe genellikle çorba ile başlanır sonra sırasıyla Çankırı fırın güveci, etli pilav, etli yaprak sarması, tatlı, kuru bamya yemeği ikram edilirdi. İçecek olarak da yemeklerin yanında kızılcık ekşisi, hoşaf veya ayran verilirdi.</p>
<p>Yemeğe besmele ile başlanır, yemekler sofra duası ile bitirilirdi.</p>
<p><strong>Örnek Bir Yemek Duası :</strong></p>
<p><em>Dirildi geldi nimet veren Allahım ne cömert,</em></p>
<p><em>Ölenlere gani gani rahmet,</em></p>
<p><em>Sağ kalanlara sıhhat selamet,</em></p>
<p><em>Soframız nur, kaza bela geri dur,</em></p>
<p><em>Ev hanesini eyle mamur,</em></p>
<p><em>Devamı devlet kesiri rahmet,</em></p>
<p><em>Kabulü dua zıt vela tuğallit bi hürmet-il Fatiha.</em></p>
<p><strong>Yemekle ilgili maniler:</strong></p>
<p>Misafirlerin ziyaret sırasında ve ayrılırken ev sahibine söyledikleri maniler: <strong> </strong></p>
<p><em>Eviniz Tanrı dostu, hanen mübarek olsun,</em></p>
<p><em>Ocağın aydın olsun, eviniz nur ile dolsun.</em></p>
<p><em>Haktan yansın çırağın, iyerlensin burağın,</em></p>
<p><em>Cennet olsun durağın, hanen mübarek olsun.</em></p>
<p><strong>Çay veya kahve  ikramında ev sahibinin söylediği mani :</strong><em></em></p>
<p><em>İstanbul’dan gül getirdim, dalından bülbül getirdim,</em></p>
<p><em>Misafirlerim içsin diye çay (ya da kahve) getirdim.</em></p>
<p><strong>Misafir uğurlarken söylenen maniler</strong></p>
<p><em>Bundan özge söz olmaz, cahiller kadrin bilmez,</em></p>
<p><em>Görmeye doymak olmaz, izin verin gidelim. </em></p>
<p><em>Ne bakarsın ıraktan,  baklavadan börekten,</em></p>
<p><em>Vazgeçmeyiz çörekten, hanen mübarek olsun.</em></p>
<p><em>Haydi kalkın gidelim, bir mum verin yakalım,</em></p>
<p><em>Pabuçlara bakalım, eviniz mübarek olsun,</em></p>
<p><em>Her taraf nur ile dolsun.</em></p>
<p>Yemekte gerekmedikçe konuşulmaması sofra adabından sayılırdı. Sofralardaki boş tabaklar alınırken sofradaki bütün tabakların boşalması beklenirdi. Sofraya getiriliş sırasına göre boş tabaklar toplanırdı. Sofradan kalkıldıktan sonra evin büyüklerine kahve ikram edilirdi.</p>
<p>Yemekte ailenin bir araya toplanması kaynaşma ve birleştiricilik özelliği açısından çok önemli olmakla birlikte bu adet çoğunlukla köylerde yaşatılmakta, ilçelerde de az da olsa aynı usuller devam etmektedir.</p>
<p>Günümüzde yemek sofraları aile fertlerinin bir araya geldiği, sohbet ettiği ve sorunlarını paylaştığı ortamlar haline gelmiştir. Yemekler genelde mutfakta yer alan masada herkesin tabağına ayrı ayrı servis yapılarak yenmektedir. Artık bakır sahanların yerini porselen tabaklar, tahta kaşıkların yerini de metal kaşık, çatal bıçaklar almıştır.</p>
<p>Çankırı’daki her şeyde yaran kültürünün etkisi olduğu gibi yemek ve sofra adabında da yaranın etkisi vardır. Çünkü yaran kültürü Çankırı için bir yaşam tarzıdır. Yaran kültürünün sofra adabının kendine has özellikleri vardır. Yemeklerin yerde, sini üzerinde yenmesi, takım yemeklerinin sırayla gelmesi, büyük başağanın yemeğe başlamadan diğerlerinin başlamaması, dua yapılması farklı karakteristik özellikleri göstermektedir.</p>
<p>Yaran meclislerinde yemek gece yarısına doğru yenir. Yarenler arasında rekabet olmaması için yemek mönüsü daha önceden belirlenir ve her yaren bu mönüye uyar. Başağalar daha farklı ikramlarda bulunabilmektedir. Yemekler takım yemeği içerisinde yer alan yayla çorbası, güveç, pilav, baklava, bamya, kızılcık ekşisi veya hoşaf ve ayrandan oluşur. Günümüzde bazı ilçe ve köylerde daha ekonomik olması sebebiyle Çankırı kıymalısı ikram edilmektedir.</p>
<p>Yaran meclisinde yemek yeme zamanı küçükbaşağanın büyükbaşağaya “Yemek hazır başağam” duyurusundan sonra ibrik ile sırayla eller yıkandıktan sonra, sofra bezlerinin ortasına konulan siniler etrafına yarenler ve misafirler yaş, kıdem ve mevkilerine göre otururlar.</p>
<p>Büyükbaşağa kaşığı eline alınca sırayla küçükbaşağa, reis ve yarenlerde kaşıkları alırlar. Büyükbaşağa besmele ile kaşığını çorbaya uzatır ve içer. Sonra sırayla küçükbaşağa, reis, yarenler ve misafirler çorba tasına uzatıp içerler. Bu davranış üç kez tekrar edilir. Hata yapan yaren diğer arkadaşı tarafından “Merhaba yaren ağa” şeklinde uyarılır. Hata yapan yarenin cezası ya hemen ya da gece bittikten sonra kurulan mahkemede verilir. Ceza durumu kararlaştırıldıktan sonra yemeğe devam edilir. Büyükbaşağa ceza yemeği olarak “Kuzunun içinde hindi, hindinin içine tavuk, tavuğun içine bıldırcın” şeklinde belirleyebileceği gibi bazen de kuzu, hindi, tavuk ve bıldırcının ayrı ayrı içli pilavla pişirilmesini isteyebilir.</p>
<p>Yemek bittikten sonra dua yapılır. Sıra ile önce büyükbaşağa, sonra küçükbaşağa, reis ve yarenler sofradan kalkar. Büyükbaşağanın oturuşu gibi eski yerlerine otururlar. Yemekten sonra kahve içilir.</p>
<p>Çankırı’daki yaren kültürünün toplum hayatına, sofra adabına çok büyük etkileri vardır. Ayrıca Çankırı’da belli yaş grubundaki erkekler sıra gezmeleri yaparak birbirlerine yemek ikram ederler ve ikramı da bizzat ev sahibi yapardı.</p>
<p>Yaran meclislerindeki sofra adabı ve Çankırı ve çevresindeki sofra adabı kendine özgü karakteristikler göstermektedir. Bazı adetler günümüze kadar gelmiş hatta yaşatılmaya çalışılmakla birlikte, bazıları ise unutulmaya yüz tutmuştur. Çağımızdaki ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, şehirleşme kadınların çalışma hayatına girmesi yemek kültürünü ve sofra adabını etkilemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-kulturunde-sofra-adabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇANKIRI YEMEK KÜLTÜRÜ</title>
		<link>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-yemek-kulturu/</link>
		<comments>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-yemek-kulturu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 16:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seyonos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Havuzu]]></category>
		<category><![CDATA[çankiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Yemekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslichatciyim.com/?p=3819</guid>
		<description><![CDATA[ÇANKIRI YEMEK KÜLTÜRÜ Bir toplumun estetik zevkinin ve yaşam kültürünün gelişmişliğinin en somut göstergelerinden birisi damak zevkidir. Çankırı ve çevresi, birbirinden ilginç ve nefis yemek çeşitleriyle köklü Türk damak zevkinin dikkate değer bir yönünü temsil etmektedir. Yemek kültürü yörenin toplumsal değerlerini ortaya çıkarma açısından önemli bir faktördür. Çankırı ve yöresinde yemek sadece beslenme ihtiyacını giderme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÇANKIRI YEMEK KÜLTÜRÜ</p>
<p>Bir toplumun estetik zevkinin ve yaşam kültürünün gelişmişliğinin en somut göstergelerinden birisi damak zevkidir. Çankırı ve çevresi, birbirinden ilginç ve nefis yemek çeşitleriyle köklü Türk damak zevkinin dikkate değer bir yönünü temsil etmektedir.</p>
<p>Yemek kültürü yörenin toplumsal değerlerini ortaya çıkarma açısından önemli bir faktördür. Çankırı ve yöresinde yemek sadece beslenme ihtiyacını giderme aracı değil aynı zamanda toplumdaki sevgiyi, saygıyı, dayanışmayı, birlik ve beraberlik ile kaynaşmayı sağlayan bir araçtır. Bazı yemekler öze günler için, bazıları bir mesajı iletmek bazıları da yardımlaşma amacıyla yapılır. Düğün yemekleri, cenaze evine götürülen yemekler, iftar yemekleri buna örnektir.  seyonos</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-yemek-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GEÇMİŞTEN BUGÜNE ÇANKIRI’DA SOFRA ADABI</title>
		<link>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-sofra-adabi/</link>
		<comments>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-sofra-adabi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 16:47:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seyonos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Havuzu]]></category>
		<category><![CDATA[çankiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sofraları]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslichatciyim.com/?p=3817</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetinin temeli, kültürdür” sözü rehber edinilen temel bir ilkedir. Bir milletin hayatında o milletin milli varlığının, özünden bir şey kaybetmeksizin korunmasında ve geliştirilmesinde bütün unsurlarıyla kültürün ihmale gelmez, vazgeçilmez çok önemli bir yeri ve değeri vardır. Kültür, bir yaşam biçimidir. Bir toplumdaki yiyecekler, içecekler ile bunların hazırlanması, sunulması, tüketilmesi ve damak zevki o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk’ün <strong>“Türkiye Cumhuriyetinin temeli, kültürdür”</strong> sözü rehber edinilen temel bir ilkedir. Bir milletin hayatında o milletin milli varlığının, özünden bir şey kaybetmeksizin korunmasında ve geliştirilmesinde bütün unsurlarıyla kültürün ihmale gelmez, vazgeçilmez çok önemli bir yeri ve değeri vardır.</p>
<p>Kültür, bir yaşam biçimidir. Bir toplumdaki yiyecekler, içecekler ile bunların hazırlanması, sunulması, tüketilmesi ve damak zevki o toplumun yemek kültürünü oluşturur. Yemek kültürü için de sadece yemek çeşitleri ve yapılışı değil aynı zamanda hazırlanma sebepleri ve sofra adabı da yer alır. Kültürel özellikler toplumdan topluma hatta aynı toplum içinde yöreden yöreye değişiklik gösterir. Kültür özellikleri seyahatler, iletişim teknikleri ile bilgiye kolay ulaşım ve değişik şekillerde birbirinden etkilenir ve değişim gösterir. Bu değişim yörenin yemek kültürünü de etkiler ve zenginleştirir.</p>
<p>Çankırı ili bu şekilde geçmişten günümüze gelen kültürel birikimi ve Anadolu’nun değişik yörelerinden gelenlerin getirdikleriyle kaynaşarak kendine özgü zengin bir yemek kültürüne sahiptir.</p>
<p>Çankırı kültüründe yemekler hazırlanış ve sunuş özellikleri açısından Çankırı’nın ilçelerinde ve hatta köylerinde bazı farklılıklar gösterse de temelde aynı özellikleri taşımaktadır.         seyonos</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslichatciyim.com/cankiri-sofra-adabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim ve Öğretim Devrimi</title>
		<link>http://www.seslichatciyim.com/egitim-ve-ogretim-devrimi/</link>
		<comments>http://www.seslichatciyim.com/egitim-ve-ogretim-devrimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 14:52:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seyonos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Egitim]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim ve Öğretim Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenim]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Turk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslichatciyim.com/?p=3414</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk, Türk toplumunun eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi ile öğrenim gören kişi sayısının artırılmasını amaçladığı eğitim ve öğretim alanında köklü değişiklikler yapmıştır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924) Osmanlı toplumunda yaygın halde bulunan mahalle mektepleri ve medreseler TBMM tarafından 3 Mart 1924 yılında çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretimin Birleştirilmesi) ile kaldırılmıştır. Böylece bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;na [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, Türk toplumunun eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi ile öğrenim gören kişi sayısının artırılmasını amaçladığı eğitim ve öğretim alanında köklü değişiklikler yapmıştır.</p>
<p><em>Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924)</em></p>
<p>Osmanlı toplumunda yaygın halde bulunan mahalle mektepleri ve medreseler TBMM tarafından <em>3 Mart 1924 yılında çıkarılan</em> Tevhid-i Tedrisat Kanunu <em>(Öğretimin Birleştirilmesi)</em> ile kaldırılmıştır. Böylece bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;na bağlandı. Türkiye&#8217;deki bütün eğitim ve öğretimin sadece devletin denetimi altındaki okullarda yapılması sağlandı.</p>
<p>Yabancı ve azınlık okullarının Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nca denetlenmesi sağlandı. Böylece, yabancı ve azınlık okullarının zararlı çalışmaları önlenmiş oldu. Bundan başka bu okulların ders programlarına Türkçe kültür dersleri konuldu. Bu dersler Türk öğretmenler tarafından okutulmaya başlandı.</p>
<p><em>Medreselerin Kaldırılması</em></p>
<p>Medreseler; Kişiler tarafından kurulan vakıf kuruluşlarıydı. Vakıfları parasal yönden denetleyen devlet medreselerde sürdürülen eğitim ve öğretim işleri ile hiç ilgilenmezdi. Din adamı, müderris ve kadı yetiştiren kurumlar olan medreselerde okutulan dersler daha çok din bilimleri olup, pozitif ilimlere çok az veriliyordu.</p>
<p>Medreseler, izledikleri öğretim yöntemi yönünden kendisini yenileyememiş, gelişen dünyanın gerisinde kalmıştı. Tanzimat döneminde Maarif Nezareti (Eğitim Bakanlığı) kurularak, eğitim ve öğretim devletin bir görevi olarak benimsenmişti.</p>
<p>TBMM, eğitim ve öğretim işlerini Milli Eğitim Bakanlığı’na vererek, kaldırılan mahalle mektepleri ve medreselerin yerine bir çok şehirde meslek okulları, öğretmen okulları, teknik okullar, ortaokul ve liselerin açılması sağlanmıştır.</p>
<p>Çıkarılan Üniversiteler Kanunu ile Darülfünün kaldırılmış yerine İstanbul üniversitesi kurulmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslichatciyim.com/egitim-ve-ogretim-devrimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
